Tarihi

Doğu Anadolu ile Karadeniz ve Kafkasya bölgeleri arasında bir köprü durumun­da olan Tortum, Erzurum’un iklim ve tabiat yönüyle en güzel ilçelerinden biridir. Er­zurum’u Artvin ve Rize’ye bağlayan, tarihî adıyla Gürcü Boğazı’ndan geçen yol gü­zergâhında bulunan ilçemiz; tarihî, İktisadî, sosyal ve kültürel yönleriyle daha ayrıntılı incelenmesi gereken çok önemli bölgelerimizdendir. Biz bu bölümde, fazla ayrıntıya girmeden tarihte büyük rol oynayan ilçemiz Tortum’a bazı alt başlıklar altında yer ver­meye çalışacağız.

Adı: Tortum, isim olarak Türk onomastiğinin[1] bir parçasıdır. Kaynaklarda, “Tor- tomi, Tortom, Tortoman, Tartum, Torcon” şeklinde benzer ama farklı yazılışlarda göze çarpmaktadır. Kelimenin kökü Tordur. Türkçe’de Tör, “yüksek dağ örüşü, tepe ve derenin yukarı başındaki otlakyer i” gibi anlamlara gelmektedir. Osmanlı kaynaklarında ve vilayet kanunnamelerinde ise, “sengistân / taşlık yer” olarak isimlendirilmiştir.[2]

Çok yaygın olan başka bir rivayet ise şudur: Selçuklular zamanında Saltukoğulları sülâlesinden Ebu’l-Kasım oğullarından Tortum, Ilcan (Ilgan) ve Îmâdeddin/Imâmed- din Beyler’in, ilçenin ilk sakinlerinden olması dolayısıyla bu adı aldığı sanılmaktadır. Ayrıca Selçuklu dilinde Tortum; “bağlık, bahçelik                           anlamlarına gelmektedir.

“Tortum’un eski bir kabile ismi olduğu da söyleniyor ki, aynı isimden Bulgaristan’da da bir kabile olduğu ifade edilmektedir. Diğer bir rivayete göre Engüzek (Üngüzek/Dik- yar) Kapı’daki Ağcakale (Akçakale) komutanının kızının adı olduğu ve kızının vasiyeti üzerine bölgeye kendi adının verildiği belirtilmiştir.[3] Bir başka görüşe göre Tortum, adını aynı isimle anılan Tortum Çayı’ndan almıştır.[4]

 

Yeri: Şu hususu peşinen belirtelim ki, Osmanlılar döneminde Erzurum Beyler- beyliği’ne bağlı bir yönetim merkezi olan Tortumun yeri; şimdiki ilçe merkezi olan ve kaynaklarda Nihah olarak geçen köy değil, tarihî Tortumkale Köyüdür. Tortumkale, asırlarca Erzurum Beylerbeyliği’ne bağlı bir sancak merkezi olarak görev yapmıştır. Tor­tum Sancağı’nın bu statüsü,yeni bir eyalet sistemine geçilmesi sonucu 1876 yılında şim­diki Tortum’a (eski Nihah Köyü) devredilmiştir. Cumhuriyet Devri’nden önce, asırlarca idare merkezi olarak görev yapan Tortumkale, tarihî görevini tamamlamış ve kendisine köy statüsü verilmiştir.[5]

Şimdiki Tortum, daha önceleri sancak merkezi olan Tortumkale’ye bağlı bir nahiye olan Yukarı Livkâv’a (Livkâv-ı Ulya/Yukarı Sivri) bağlı bir köy olan Nihah’tır.[6] 1876 yılından Cumhuriyet devrine kadar Sancak Merkezi olarak Erzurum Beylerbeyliğine bağlı kalan Tortum, 1924 yılında, Erzurum iline bağlı “İlçe Yönetim Merkezi” haline getirilmiştir.[7]

Tarihi: Tortum, stratejik konumu itibarıyla tarih boyunca birçok milletin yerleş­mek için büyük mücadeleler verdiği kadim bölgelerimizden biridir ve tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Bölgede ilk yerleşmelerin M.Ö. 4000 yıllarına dayandığı ifade edilmiş[8], yazılı tarihinin ise M.Ö. VII. yüzyıla ulaştığı bildirilmiştir.[9]

Tortumun Doğu Anadolu’yu Karadeniz kıyılarına (Hopa-Trabzon) ve Kafkasya’ya (Batum-Tiflis) bağlayan tarihî yollar üzerinde bulunması, stratejik önemini daha da ar­tırmış ve tarihî devirler buyunca çeşitli milletlerin bölgeye yerleşmesine sebep olmuştur.[10]

Antik kaynaklarda Tortum yöresi Taoklar (Taokhlar) ülkesi sınırları içerisinde gös­terilmektedir.[11] Tortum’dan Şavşat’a kadar yerleşen Taok Boyunun yaşadıkları Çoruh Boyunu içerisine alan bölgeye “Tayk Eyaleti” adı verilmiş, daha sonraları bu bölgeler Romalıların eline geçmiştir.[12]

Bölgemiz Perslerin, Medler’in, Part (Arsaldı) Hükümetinin, Artaksiyashlar tara­fından kurulan Armenya Devleti’nin, Pontus Hükûmeti’nin, halkımızın “Cınıvız” de­dikleri Romalıların idaresinde kalmıştır. Doğu Roma İmparatorluğunun zayıflaması üzerine, çevrede Rumlarla beraber yaşayan Ermeniler, derebeylik şeklinde hüküm sür­müşlerdir.[13] M. S. 395-626 yılları arasında Tortum ve çevresi, Bizanslılar ve Sasaniler’in mücadelesine sahne olmuştur.[14]

Daha sonra Suvarlar[15] ve Araplar çevreyi istilâ etmişlerdir.[16] İslâm egemenliğinin  yılında sona ermesinden sonra, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat zamanındaki fethine kadar (1282) geçen devrede Tortum, Narman, Oltu ve Ardanuç yöreleri ile bir­likte Bağrath (Gürcü) Krallığı egemenliğinde kalmıştır.[17]

9. asırda Ortodoks mezhebinden olan Ardahan-Artvin Bağrath Hükümeti Tortum -.-e bütün Tayk’ı ele geçirmiş ve büyük kiliseler yapmışlardır. Öşvank/Çamhyamaç kö­kündeki Aşunk kilisesi, Yusufeli’nin İşhan köyündeki İşhan kilisesi ve Tortum Haho/ Bağbaşı Kilisesi hep o devrin kalıntılarıdır.[18]

Büyük Selçuklu Sultanı Alpaslan 1069’da Bağrath hükümdarı IV. Bagrat’tan Tor­tumu almış, 1071 Malazgirt zaferiyle Türkler çevreye tamamıyla hâkim olmuşlardır. Böylece Tortum ve çevresi 1124 yıhna kadar Saltuklu Beyliği idaresinde kalmıştır.[19] Daha sonra Kıpçak/Kuman Türkleri aileleriyle gelip bütün Çoruh boylarına ve Tortum kalesine yerleşmişlerdir.[20]

1124 yılında Gürcistan Bağrath Krallığı bölgeyi Saltuklu hâkimiyetinden alarak bütün yöreye yerleşmiş, Gürcülerin İslâm beldelerini istila etmeleri Harzemliler’i hare­kete geçirmiş, Oltu-Tortum ve çevresi Harzemliler tarafından geri alınmıştır.

1202-1230 yıllarında Selçuklu Devleti, 1230-1256 döneminde Anadolu Selçuklu Devleti idaresinde olan Tortum, 1256-1336 yılları arasında İlhanh Devletinin hâkimi­yetinde kalmıştır.[21]

13. yüzyıl başlarında Selçuklularının eline geçen Tortuma, 13. yüzyıl sonlarında Atabegler Hükümeti sahip olmuştur.[22] Sultan Alaaddin Keykubat zamanında 1282 yıl­larında Gürcistan fethedilirken bu civardaki Hah kalesi ve Nihah alınmış ve Tortum kalesi de Türklerin hâkimiyetine girmiştir.[23]

 

[1]    Onomastik: “Özel adlar bilimi” anlamına gelen bir kelime olup, özel isimleri inceleyen bilim dalıdır. Bkz. TDK, Türkçe Sözlük.

[2]    Bkz. Mehmet İnbaşı, Osmanlı idaresinde Tortum Sancağı, s. XI, 21; Mustafa Yılmaz Çağlayan, Erzurum Ansiklopedisi, s. 376.

[3]    Bkz. Faris Karahan, Tortum Şelalesi ve Erzurum-Tortum Şelalesi Karayolu Koridoru, s. 36; Mehmed Kardeş, Tortum Tarihçesi, Tarih Yolunda Erzurum Dergisi, Yıl:3/Kasım 1962, sayı: 13-14, s. 24-25; Murat Satılmış, Erzurum îli Tortum İlçesinin Sosyo-Ekonomik Durumu ve Tarımsal Yayım Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Araştırma /Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, s. 10; www.tortum.com.

[4]    Bkz. Yunus Özger, XIX. Yüzyılda Tortumun Nüfus Durumu/makale, s. 113.

Osman Yılmaz, Tortum Çayı Havzası’nın Beşeri ve Ekonomik Coğrafyası / Basılmamış Doktora Tezi, s. 35, 74,108; İbrahim Hakkı Konyalı, Erzurum Tarihi, Semih Ofset Baskısı, Ankara 2010, s. 616; Mehmed Kardeş, Tortum Tarihçesi/Makale, a.g.e., s. 25; Mücahit Himoğlu, Tarihe Mührünü Vuran Şehir Erzurum, s. 936; Yunus Ozger, a.g.m., s. 113.

Geniş bilgi için bkz. Mehmet Inbaşı, a.g.e., s. XI-XII, 22, 62-63, 69, 102-105; İbrahim Hakkı Konyak, Erzurum Tarihi, Ercan Matbaası, s. 512 / a.mlf. Erzurum Tarihi, Semih Ofset Baskısı, s. 616-617; Osman Yılmaz, a.g.e., s. 35,74,108; Yunus Ozger, a.g.m., s. 113; Mustafa Yılmaz Çağlayan, a.g.e., s. 376.

Osman Yılmaz, a.g.e., s. 35,74; Murat Satılmış, a.g.e., s. 11; Faris Karahan, a.g.e., s. 34.

Bkz. Osman Yılmaz, a.g.e., s. 34; ayrıca bkz. Murat Satılmış, a.g.e., s. 10.

Bkz. Faris Karahan, a.g.e., s. 30; Osman Yılmaz, a.g.e., s. 34.

Bkz. Osman Yılmaz, a.g.e., s. 74.

Osman Gürbüz,Tortumlu Hacı Bekir Efendi, s. 22-23; Yunus Ozger, a.g.m., s. 113.

Bkz. Osman Yılmaz, a.g.e., s. 34. Ayrıca bkz. Murat Satılmış, a.g.e., s.10; Mehmed Kardeş, Kentimizin Tarihi: TORTUM /Makale, Tortum Hakkında Tarihî, İktisadî ve İçtimaî Araştırmalar Dergisi, s. 6; Nihat Bilecan, Tortum’un Tarihi/Makale, Palandöken Dergisi, Eylül 1988, s. 26.

  • Mehmed Kardeş, Kentimizin Tarihi: Tortum / Makale, a.g.e., s. 7; a.mlf., Tortum Tarihçesi / Makale, Tarih Yolunda Erzurum Dergisi, Yıl: 3/Kasım 1962, sayı: 13-14, s. 23; Nihat Bilecan, a.g.m., s. 26.

Bkz. Osman Yılmaz, a.g.e., s. 34.

  • Uzundere ilçe merkezine 15 km. uzaklıkta, Aros Mezrası’nın güneşinde ve orman içerisinde bulunan yemyeşil bir mesire yeridir. Kardeş, Uzundere, s. 217; Nihat Bilecan, a.g.m., s. 26.

[16] Bkz. Kardeş, Kentimizin Tarihi: Tortum / Makale, a.g.e., s. 7-8; Nihat Bilecan, a.g.m., s. 26.

-'4 Bkz. Osman Yılmaz, a.g.e., s. 34; Yunus Ozger, a.g.m., s. 113-114.

[18] Kardeş, Kentimizin Tarihi: Tortum / Makale, a.g.e., s. 7-8; a.mlf.,Tortum Tarihçesi / Makale, a.g.e., s. 23-24; Nihat Bilecan, a.g.m., s. 26.

-b Kardeş, Tortum Tarihçesi / Makale, a.g.e., s. 24; ayrıca bkz. Osman Yılmaz, a.g.e., s. 34; Murat Satılmış, a.g.e., s. 10; Nihat Bilecan, a.g.m., s. 26; Mustafa Yılmaz Çağlayan, a.g.e., s. 376.

[20]   Mehmed Kardeş, a.g.m., s. 24; Nihat Bilecan, a.g.m., s. 26.

[21]   Mustafa Yılmaz Çağlayan, a.g.e., s. 376.

[22]   Kardeş, Kentimizin Tarihi: Tortum / Makale, a.g.e., s. 8; a.mlf. Uzundere, s. 18; Nihat Bilecan, a.g.m., s. 26

[23]  Konyalı, bu tarihî bilgiyi verdikten sonra Hah'm şimdiki Haho/Bağbaşı köyü, Nihah’m ise şimdiki Tortum olduğunu kaydetmektedir. Bkz. Konyalı, Erzurum Tarihi, Semih Ofset Bakısı, s. 619.